soundtrack etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
soundtrack etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2017

      



Filmlerde Kalbimize Dokunmuş 15 Folk Performansı 

Kaynak: Wannart




   
 
Öyle filmlerde öyle parçalar var ki, filmi izledikten yıllar sonra bile o şarkı duyulduğunda akıllara hemen sahneleri getirebiliyor. Böyle film müziklerine de özellikle enstrüman sadeliğine sahip bir tür olan folkta çok sık rastlıyoruz. Böylece çoğunluğu “singer-songwriter” olarak ifade edilen bu müzisyenler de anlatmak istedikleri hikayeleri görsel bir şekilde de sunabiliyor. İşte bu nedenlerle size filmlerde kalbimize dokunmuş folk parçalarının değerli performanslarını sunuyoruz.

            15) 2009 yapımı Watchmen’in kareleri, büyük üstad Bob Dylan’ın 1964 çıkışlı klasiği The Times They Are A-Changin' ile açılıyor. Zamanın gerçekten de değiştiğini bize hatırlatan klip, bir Zack Snyder güzelliği.



            14) Submarine filminde Arctic Monkeys’den Alex Turner’ın müzikleri filmi çok etkileyen değerlerdendi. Bu parçaya ek olarak Stuck on the Puzzle gibi şarkıların da olduğu EP ise Turner’ın aynı zamanda ilk solo işiydi. Başroldeki karakterin ise müzisyenin “Grease-vari saçlı imajından önceki haline” oldukça benzemesi de acayip ilginçti.



            13) Eternal Sunshine of the Spotless Mind ise filmin mükemmelliğinin yanında 1980 yapımı bu The Korgis hitinin “Loser” Beck tarafından tatlı bir şekilde yorumlanmasıyla da akıllara kazındı.



12) Rufus Wainwright ise Beatles klasiği Across the Universe’ün yanında bir Leonard Cohen “ilahi”si olan Hallelujah ile birlikte resmen ekmeğini cover’dan kazanıyor. Ancak gelmiş geçmiş en başarılı animasyonlardan Shrek’teki bu cover, Cohen’in C’sini bilmeyen kitle için bile çok akılda kalıcı bir etki bırakıyor.



11) Robert Downey Jr. ile Robert Duvall’ı bir araya getiren başarılı film The Judge'da da Bon Iver’i hayranlıkla dinliyoruz. Skinny Love ile ünlenen sanatçı, Holocene ile de bu samimi filme çok yakışmış.



10) Sarkozy’nin eşi olarak tanıdığımız Carla Bruni’nin Quelqu'un m'a dit’si, modern bir kült film haline gelen (500) Days of Summer’daki araba sahnesinde derinlik katıyor.



9) Buram buram Dublin kokan başarılı müzik filmi Sing Street’te ise bu parça, grup ve solo versiyonu olarak iki şekilde karşımıza çıkıyor. Soundtrack albümü ise bu şarkı gibi film için özel yazılmış ve söylenmiş. Ferdia Walsh Peelo ve Mark McKenna’yı ileride daha farklı yerlerde görebiliriz.



8) Aynı yönetmenden Begin Again’in en fazla akılda kalıcı parçalarından biri bu. Ayrıca, Keira Knightley’nin de ne kadar yetenekli ve çok yönlü bir aktris olduğunu bu güzel filmle anlıyoruz.



7) Inside Llewyn Davis ise gerçekten olağanüstü bir müzik filmi. The Force Awakens öncesi bir araya gelmiş Oscar Isaac ve Adam Driver’ın yanı sıra Carey Mulligan ve rockstar eşi Marcus Mumford’dan Justin Timberlake’e kadar acayip bir kadrosu var. Bu parçada ise Isaac gerçekten etkileyici.


6) Bilimkurgulu aşk filmlerinin en iyilerinden Her’de çalındığı sahnede orijinalinde Scarlett Johansson’un sesiyle dinlediğimiz bu parça, Yeah Yeah Yeahs vokali Karen O’nun bestesi. Oscar Töreni’nde de Vampire Weekend solisti Ezra Koenig ile birlikte söylemişler.



5) Hayatın gerçeklerini bize acı acı anlatan Into the Wild’ın unutulmaz soundtrack albümü ise Pearl Jam vokali Eddie Vedder’ın elinden çıkma. Vedder, filme müzikleriyle öyle bir etki yapıyor ki adeta filmin başrollerinden biri haline geliyor. Bu videoda da sürpriz bir isim ona eşlik ediyor.



4) Yönetmen John Carney, Sing Street ve Begin Again’den önce ilk kez Once ile karşımıza çıkmıştı. Bu parçayla o yılın en iyi film müziği Oscar’ını evine götüren eski sevgililer Glen Hansard ve Marketa Irglova, Once‘da gerçekten izleyenleri kendi hayatlarına konuk ediyor. Neredeyse her parçası ayrı bir hikaye olan soundtrack albümü, baştan sona filmde anlatılıyor. Böylelikle gelmiş geçmiş en güzel müzik filmlerinden biri karşımıza çıkıyor.



3) Oyuncu kadrosu ve hikayesiyle etkileyici bir film olan Closer ise Damien Rice’ın bu hitiyle açılıyor. Şarkı ile bu açılış sahnesi arasındaki uyum ise tek kelimeyle muazzam.



2) Ben Affleck ve Matt Damon iklisine gencecik yaşta Oscar kazandıran Robin Williams’lı Good Will Hunting filmi, bu parça ile daha da ölümsüzleşiyor: 2003 yılında henüz 34 yaşında aramızdan ayrılan eşsiz yetenek Elliott Smith, ardında bıraktığı mükemmel albümlere bir de film müziği ekliyor. Bu videodaki performans ise parçanın aday olduğu Oscar Ödülleri’nden.




1) Kült film The Graduate’in açılış sahnesi olan bu parçadan tutun da filmin neredeyse her sahnesinde kendisini gösteren bir soundtrack’e imza atmış Simon & Garfunkel. Hatta efsane ikili, Mrs. Robinson’u bu filme özel bestelemişti. Videodaki konser ise belki de müzik tarihinin en önemli performanslarından biri: 500 bin kişiden fazla insanın katıldığı 1981 tarihli Central Park konseri. İyi seyirler ve iyi dinlemeler!


3 Ocak 2016






84 Yaşında Bir Dahiden

John Williams- "Star Wars: The Force Awakens Film Müziği"

10/10






     
      An itibariyle hayatta olan insanlar içinde en fazla Oscar adaylığı (49) bulunan kişi olmak kolay değil. Bunun yanında 65 Grammy ve 25 Golden Globe adaylığı gibi onurlar da haliyle kaçınılmaz oluyor. Biliyoruz ki Nicki Minaj’ın bile ödül aldığı bir dünyada her başarının değeri, ödüllerin sayısıyla ölçülemez. Ancak bir gerçek var ki John Williams ismindeki bu adam -kim aksini iddia ederse etsin- gelmiş geçmiş en büyük film müziği bestecisidir. Ödüllerin bolluğunu bir kenara bırakalım: Star Wars orijinal üçlemesi, Superman, Jaws, E.T, Jurassic Park, Indiana Jones, Evde Tek Başına, Schindler’in Listesi, Er Ryan’ı Kurtarmak gibi klasiklerin yanında, günümüzden Star Wars “prequel” üçlemesi, Sıkıysa Yakala, Münih, Kitap Hırsızı, Lincoln ve o meşhur “Hedwig’s Theme” dahil olmak üzere Harry Potter’ın ilk üç filmin müzikleri de bu dahi tarafından bestelendi. Bunların yanı sıra şubat ayında 84. yaşına girecek olan Williams, hala üretkenliğinden hiçbir şey  kaybetmiyor. Tüm zamanların en iyi gişe açılışını yapan ve büyük ihtimalle de tarihin en fazla hasılat yapan filmleri arasına girecek olan Star Wars’ın 7. Filmi “The Force Awakens”ın da müziklerini yapıyor, gelenek bozulmuyor. 




“Spoiler” uyarısı vererek yazıya devam edelim. Filmin müzikleri yine her zamanki klasikleşmiş Star Wars besteleriyle dolu. Yani serinin özellikle dördüncü filmine göndermeler yapan J.J. Abrams’ın perdede yaptıklarını Williams da dinleyenlere uyguluyor. 90 kişilik orkestra tarafından kaydedilen albüm, öncelikle her filmdeki intro gibi, “Main Theme” ile birlikte başlangıç yazılarıyla birlikte akmaya başlıyor. Bununla birlikte, istisnasız her Star Wars filminde ve dizisinde rastladığımız, evrenin tüyleri diken diken eden olmazsa olmazı “The Force Theme” (Binary Sunset) de neredeyse albümün çoğu parçasında kendini kısa kısa hatırlatıyor. Ayrıca, “The Falcon” ve “Han and Leia” gibi parçalarda önceki müziklere haliyle daha fazla göndermeler var. Bunların yanında tabii ki Vader artık olmadığı için “The Imperial March”ı da duyabilmek mümkün değil; Kylo Ren’in Vader’ın maskesi ile konuştuğu sahnede bir tutam da olsa marşı duyabilmek mümkün. Buna karşılık olarak ise başka bir marş, albümü dinleyenlerin dikkatini çekebilir: Direniş’i temsil eden “March of the Resistance”, filmin en başarılı müziklerinden biri. Direniş pilotlarının X-Wings’ler ile savaş alanına geldiği sahneden hatırlanabilir. Filmin esas akılda kalan müzikleri ise, İngiliz güzel Daisy Ridley’nin canlandırdığı filmin ana karakteri Rey’in adına yapılmış naif ve hareketli melodilere sahip “Rey’s Theme” ile Vader’ın torunu “Emo” Kylo Ren’in filmde göründüğü neredeyse her sahnede kullanılan 5 notalık ürpertici melodi “Kylo Ren Arrives at the Battle” oldu. Ayrıca bir başka ürpertici parça ise üstadı Snoke’un göründüğü sahnede çalan “Snoke” ise 24 kişilik erkek koro tarafından kaydedilmiş. Bu parçanın internette olay çıkaran esas özelliği ise, an itibariyle teori olan ve gerçekleşmesi de muhtemel bir rastlantı: Serinin üçüncü filminde Palpatine’in Anakin’e “onun ustası olduğu varsayılan” Darth Plagueis’in hikayesini anlatırken çalınan Williams eseri “Palpatine's Teachings” ile “Snoke” parçasının fazlasıyla benzemesi. Bu benzerlikten yola çıkarak Snoke’un aslında Darth Plagueis olduğu iddia ediliyor. Ancak tabii ki bu bir varsayım olsa bile bu seride müziğin, filmin çok önemli bir parçası olduğu unutulmamalı.



Bu yıl vizyona girecek olan ara film “Rogue One: A Star Wars Story”nin müziklerinin altında ise imza olarak ilk defa Williams’ı değil; Büyük Budapeşte Oteli ve Harry Potter’ın son iki filminden tanınan Alexandre Desplat’yı göreceğiz. Belki de 84 yaşındaki Williams’ın halefi olarak sonraki filmlerde de müzikler bu isme emanet edilecek. Son yılların en başarılı bestekarlarından biri olan Desplat’nın Williams’ın izinden başarıyla gidebilmesi dileğiyle... Bu arada özellikle bilindiği üzere orijinal üçleme, çoğunluk tarafından artık bir klasik olarak kabul edilse de özellikle prequel üçlemenin kalitesi çoğu zaman eleştiri konusu oldu. Ancak bütün filmlerin belki de üzerinde en az tartışılan unsuru ise müzikleri oldu. Böylelikle, 6 film de müzikal anlamda oldukça özgün kabul ediliyor. Ve yeni karakterleri eskileriyle en güzel şekilde harmanlayan 7. filmin 23 parçalık müziğini, artık bu 6 filmin yanına rahatlıkla ekleyebiliriz: Her şey için yeniden teşekkürler John Williams.