once etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
once etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mayıs 2018

Once (2007)






Dublin Sokaklarındaki Samimiyeti İki Müzisyen İle Anlatan Film

Once (2007)

10/10







     
       2007 yapımı olan Once filmi, İrlanda’nın beyaz perdeye aktardığı en özel işlerden biri. Hatta daha genel açıdan şu da söylenebilir: Eleştirmenlere göre, modern sinemadaki en başarılı müzik eserlerinden biri bu film. Özetle, yerel bir sokak şarkıcısı ve bir Çek göçmeninin hayatlarının Dublin sokaklarında kesişmesi ele alınıyor. Bu iki karakterin de geçirdikleri kısa zaman içinde, birbirlerini müzik aracılığıyla keşfetmelerine tanık oluyoruz. Once, 1 buçuk saati aşmayan süresi ve neredeyse her biri birer folk hiti olan müzikleri sayesinde göz açıp kapayıncaya dek akıp giden bir eser oluyor.


            (Spoiler) Yönetmen ve senarist John Carney, filmi yaratırken hem kendinin hem de başrolünün hayatından ilham alarak bu hikayeyi kaleme almış. Hatta başkarakterlere de isim vermemiş. Başroldeki müzisyen Glen Hansard’ın da şuradaki röportajda değindiği üzere film, Carney’nin o zamanki kız arkadaşı Marcella Plunkett’ın İngiltere’ye gitmesi üzerine yazılmış. Bu arada Plunkett da filmde var! Erkek başkarakterimizin unutamadığı kız arkadaşını canlandırıyor (Bkz. Lies). Ayrıca başkarakterde Hansard’ın müzisyenlik kariyerinden de esinlenilmiş. Hatta daha da ilginci Carney, onun grubu The Frames’in eski basçısıymış. Carney de bu rolü ilk olarak ünlü aktör Cillian Murphy için yazmış; ancak o, projeden çıkınca bu iş tam dost meclisine dönüşmüş.


            Böylelikle de samimiyet hissi, filmin odak noktası olan “müziğin aşkı buluşturması”ndan da ön plana çıkıyor. Üstelik, muazzam bir soundtrack albümüne sahip folk parçalarından tutun profesyonel olmayan oyuncularla 150 bin euro gibi kısıtlı bir rakama çekilmesine kadar tam bir indie film bu. En önemlisi de Dublin sokaklarındaki bu samimiyeti bize şahane yansıtan Avrupalı bir yönetmen etkisi var. Senaryoyu Hollywood kriterleriyle donatmıyor: Aşk filmi klişelerini zaten geçin, iki başkarakterimiz öpüşmüyor bile. Ancak birbirlerinden ne kadar etkilendiklerini şu iki sahnede görüyoruz: Erkeğin kıza “Gece burada kal.” demesi ve kızın erkeğe (bilinçli bir şekilde altyazısız) Çekçe “Hayır. Seni seviyorum.” şekilde cevap vermesi. Ancak, iki karakterin de içinde bulunduğu hayat şartları gereği birbirlerine doyamadan, hatta tam anlamıyla beraber bile olamadan ayrılıyorlar.


            Gerçek hayatta ise durum tam tersi: Erkeğimiz Glen Hansard ve kızımız Markéta Irglová, bu filmle birlikte sevgili olmaya başlıyorlar. O zamanlar Hansard 37 yaşında iken; Irglová ise henüz 19’du. Buna rağmen, özellikle birbirleriyle olan müzikal uyumlarına etkilenmemek gerçekten imkansız. Hatta çift, filmden sonra oyunculuğa devam etmeyip The Swell Season isimli bir duo grup bile kurdu. 2009 yılında ise ilişkilerini noktalayan ikili, bu nedenle de müzikte de ayrı yollarda devam ediyorlar. Arkalarında ise iki albüm ile bu filmin defalarca zevkle dinlenebilen soundtrack albümü ve onun en önemli meyvesi Falling Slowly’i bırakıyorlar. Gitar ve piyanonun o basit melodi üzerindeki uyumu gerçekten eşsiz. Bu şarkı ile ikili, 80. Oscar Ödülleri’nde En İyi Şarkı Ödülü’nü evlerine götürerek şöyle büyük bir sürpriz yapmıştı.


            Film, ardında The Swell Season ve Oscar ödüllü bu albümün yanı sıra birçok değerli hayran da bıraktı: Şuradan göz atılabileceği gibi Steven Spielberg ve Bob Dylan gibi alanlarının en önemli isimlerinin takdirini kazandı. Bununla birlike, Broadway dahil birçok yerde sahne alan büyük bütçeli bir müzikale dönüştü. Müzikallerin Oscar’ı olan Tony’leri 8 ödülle silip süpürdü. How I Met Your Mother’daki malum kişiyi oynayan Cristin Milioti de burada Irglová’nın karakterine hayat verdi. Filmin yönetmeni Carney ise Begin Again (2013) ve Sing Street (2016) gibi yine müziği odağına alan aynı seviyelerde kaliteli işlere imza attı.


            Once hakkındaki en önemli nokta ise bu 1 buçuk saatin bize ne hissettirdiği: İki müzisyenin yalnızlıkları ve sanatlarının aracılığıyla bir araya gelmelerinin samimiyetine tanık oluyoruz. Bu hissiyatın yanında da bol bol Dublin sokakları ve izleyiciye bu yolculukta eşlik eden birbirinden sıcak şarkılar var: Irglová’nın sade sözleri ve duygusal solo performansıyla If You Want Me ve grubun stüdyoda resmen döktürdüğü When Your Mind's Made Up çok başarılı. Ayrıca, piyanonun bizimle adeta konuştuğu The Hill, Hansard’ın en naif anlarını kaydettiği All the Way Down ve filmin jeneriklerindeki harika eser Say It to Me Now da öyle. Filmi izledikten sonra albümünü de dinleyip o dünyanın içinde istediğiniz zaman yaşayın!

Kaynak: 1

29 Aralık 2017

      



Filmlerde Kalbimize Dokunmuş 15 Folk Performansı 

Kaynak: Wannart




   
 
Öyle filmlerde öyle parçalar var ki, filmi izledikten yıllar sonra bile o şarkı duyulduğunda akıllara hemen sahneleri getirebiliyor. Böyle film müziklerine de özellikle enstrüman sadeliğine sahip bir tür olan folkta çok sık rastlıyoruz. Böylece çoğunluğu “singer-songwriter” olarak ifade edilen bu müzisyenler de anlatmak istedikleri hikayeleri görsel bir şekilde de sunabiliyor. İşte bu nedenlerle size filmlerde kalbimize dokunmuş folk parçalarının değerli performanslarını sunuyoruz.

            15) 2009 yapımı Watchmen’in kareleri, büyük üstad Bob Dylan’ın 1964 çıkışlı klasiği The Times They Are A-Changin' ile açılıyor. Zamanın gerçekten de değiştiğini bize hatırlatan klip, bir Zack Snyder güzelliği.



            14) Submarine filminde Arctic Monkeys’den Alex Turner’ın müzikleri filmi çok etkileyen değerlerdendi. Bu parçaya ek olarak Stuck on the Puzzle gibi şarkıların da olduğu EP ise Turner’ın aynı zamanda ilk solo işiydi. Başroldeki karakterin ise müzisyenin “Grease-vari saçlı imajından önceki haline” oldukça benzemesi de acayip ilginçti.



            13) Eternal Sunshine of the Spotless Mind ise filmin mükemmelliğinin yanında 1980 yapımı bu The Korgis hitinin “Loser” Beck tarafından tatlı bir şekilde yorumlanmasıyla da akıllara kazındı.



12) Rufus Wainwright ise Beatles klasiği Across the Universe’ün yanında bir Leonard Cohen “ilahi”si olan Hallelujah ile birlikte resmen ekmeğini cover’dan kazanıyor. Ancak gelmiş geçmiş en başarılı animasyonlardan Shrek’teki bu cover, Cohen’in C’sini bilmeyen kitle için bile çok akılda kalıcı bir etki bırakıyor.



11) Robert Downey Jr. ile Robert Duvall’ı bir araya getiren başarılı film The Judge'da da Bon Iver’i hayranlıkla dinliyoruz. Skinny Love ile ünlenen sanatçı, Holocene ile de bu samimi filme çok yakışmış.



10) Sarkozy’nin eşi olarak tanıdığımız Carla Bruni’nin Quelqu'un m'a dit’si, modern bir kült film haline gelen (500) Days of Summer’daki araba sahnesinde derinlik katıyor.



9) Buram buram Dublin kokan başarılı müzik filmi Sing Street’te ise bu parça, grup ve solo versiyonu olarak iki şekilde karşımıza çıkıyor. Soundtrack albümü ise bu şarkı gibi film için özel yazılmış ve söylenmiş. Ferdia Walsh Peelo ve Mark McKenna’yı ileride daha farklı yerlerde görebiliriz.



8) Aynı yönetmenden Begin Again’in en fazla akılda kalıcı parçalarından biri bu. Ayrıca, Keira Knightley’nin de ne kadar yetenekli ve çok yönlü bir aktris olduğunu bu güzel filmle anlıyoruz.



7) Inside Llewyn Davis ise gerçekten olağanüstü bir müzik filmi. The Force Awakens öncesi bir araya gelmiş Oscar Isaac ve Adam Driver’ın yanı sıra Carey Mulligan ve rockstar eşi Marcus Mumford’dan Justin Timberlake’e kadar acayip bir kadrosu var. Bu parçada ise Isaac gerçekten etkileyici.


6) Bilimkurgulu aşk filmlerinin en iyilerinden Her’de çalındığı sahnede orijinalinde Scarlett Johansson’un sesiyle dinlediğimiz bu parça, Yeah Yeah Yeahs vokali Karen O’nun bestesi. Oscar Töreni’nde de Vampire Weekend solisti Ezra Koenig ile birlikte söylemişler.



5) Hayatın gerçeklerini bize acı acı anlatan Into the Wild’ın unutulmaz soundtrack albümü ise Pearl Jam vokali Eddie Vedder’ın elinden çıkma. Vedder, filme müzikleriyle öyle bir etki yapıyor ki adeta filmin başrollerinden biri haline geliyor. Bu videoda da sürpriz bir isim ona eşlik ediyor.



4) Yönetmen John Carney, Sing Street ve Begin Again’den önce ilk kez Once ile karşımıza çıkmıştı. Bu parçayla o yılın en iyi film müziği Oscar’ını evine götüren eski sevgililer Glen Hansard ve Marketa Irglova, Once‘da gerçekten izleyenleri kendi hayatlarına konuk ediyor. Neredeyse her parçası ayrı bir hikaye olan soundtrack albümü, baştan sona filmde anlatılıyor. Böylelikle gelmiş geçmiş en güzel müzik filmlerinden biri karşımıza çıkıyor.



3) Oyuncu kadrosu ve hikayesiyle etkileyici bir film olan Closer ise Damien Rice’ın bu hitiyle açılıyor. Şarkı ile bu açılış sahnesi arasındaki uyum ise tek kelimeyle muazzam.



2) Ben Affleck ve Matt Damon iklisine gencecik yaşta Oscar kazandıran Robin Williams’lı Good Will Hunting filmi, bu parça ile daha da ölümsüzleşiyor: 2003 yılında henüz 34 yaşında aramızdan ayrılan eşsiz yetenek Elliott Smith, ardında bıraktığı mükemmel albümlere bir de film müziği ekliyor. Bu videodaki performans ise parçanın aday olduğu Oscar Ödülleri’nden.




1) Kült film The Graduate’in açılış sahnesi olan bu parçadan tutun da filmin neredeyse her sahnesinde kendisini gösteren bir soundtrack’e imza atmış Simon & Garfunkel. Hatta efsane ikili, Mrs. Robinson’u bu filme özel bestelemişti. Videodaki konser ise belki de müzik tarihinin en önemli performanslarından biri: 500 bin kişiden fazla insanın katıldığı 1981 tarihli Central Park konseri. İyi seyirler ve iyi dinlemeler!