29 Ekim 2019




Bambaşka Dünyalara Götüren Ölümsüz Şarkı

Pink Floyd- Hey You


Kaynak: Wannart




“Open your heart, I'm coming home”

Müzik tarihinin gelmiş geçmiş en önemli birkaç topluluğundan biri olan Pink Floyd, rock müziğin ana akıma taşınıp zirvesini yaşadığı 60’lı, 70’li ve 80’li yıllar arasında popüler olan konsept albüm geleneğinin de ikonik temsilcilerindendi. Grup, 70’lerin sonlarına doğru halihazırda 3 mükemmel albümü art arda yayımlamış bir sansasyondu: Tarihinin en değerli kayıtlarından olan şaheser The Dark Side of the Moon (1973), kusursuzluğunu daha önce detaylı incelediğimiz Wish You Were Here (1975) ve Orwell’a gönderme yapan muazzam Animals (1977).



maNga'yı Sınırlarımızın Ötesine Taşıyan Şarkı

maNga- Bir Kadın Çizeceksin


Kaynak: Wannart


“Kemik kitle aslında her zaman gruplardan tabii ki ilk çıkardıkları işleri bekler. Kendimizden, kişisel olarak sevdiğimiz gruplardan bizim de beklentimiz vardır tabii ama şarkıları yapan bizler tarafından böyle olmuyor. Her şey hızlı gelişiyor. Algımız, dünyaya bakış açımız değişiyor. Yeni bir şeyler yapma isteğimizi bastırmıyoruz. Yeni şeyler yapmaktan vazgeçmeyeceğiz ama arada sırada eski şarkılarımızı seslendirmekten de geri kalmayacağız."

"10-15 sene önce yaptığımız şeyleri tekrar yapmayı da doğru bulmuyoruz. Samimi değil, elinizdeki formülü ısıtıp ısıtıp tekrar koyuyoruz insanlara. Samimi değil. Kısacası biz risk alıyoruz ve bu da bizim hoşumuza gidiyor.”

Bu açıklama, maNga’nın 2019 yazında Ekşi Sözlük’e konuk olduğu ve videosunun da ayrıca yayınlandığı soru-cevap etkinliğinde verdiği cevaplardan biriydi. Evet, grubun hala eski işlerini arayan geniş bir kitlesi var; onların zaman içinde bu pop’a yönelen tarz dönüşümünü görüp içten içe üzülüyorlar. Buna rağmen, bu dönüşümü bir “evrim” olarak nitelendirip onları daha çok bağrına basan bir kitle de bulunmakta. Aynı zamanda, grup daha mainstream işlere imza attıkça, hayatında oturup hiç rock grubu dinlememiş insanlara ulaşıp onların da kalbine dokunmuş oldukları gerçeği var (bkz. Yad Eller).


25 Eylül 2019



Ceza'nın Hiçbir Zaman Unutulmaması Gereken İlk Albümü

Ceza- Medcezir

8/10


“Nükleer başlıklı barış güvercinlerine karşı gereken önlemleri şimdiden almak gerekli dostlar. Gençlerin UEFA Kupası'ndan başka övünecekleri şeyler olmalı, her gün haberlerde ölümü duymamalı, sade kötüyü görüp ona uymamalı. Tüm liriklerimde dünyadan bir parça, dünyadan bir örnek, bu benim dünyam. Sana göre belki paçavra ancak; beni ilgilendiren tek şey mahkeme, beynimin sonucunu sunmak. Sayısal tokat, akılcı söylem, lyrical eylem, işte mahkemem!”

1976 yılının son gününde Üsküdar’da dünyaya gelen Bilgin Özçalkan, Haydarpaşa Meslek Lisesi’nin ardından bir süre elektrik teknisyenliği yaptıktan sonra hayatımıza Ceza (f.k.a Fatalrhymer) olarak girdi. Böylelikle de kendi deyimiyle Allah, rap’in ‘ceza’sını verdi!

23 Eylül 2019



Ölüm ve Yaşam Üzerine Gurur Dolu Bir Şaheser

Frank Sinatra- My Way


Kaynak: Wannart




“60’lı yılların sonlarında henüz genç bir şarkı yazarıyken menajerim bir gün beni aradı ve benden şu Fransız pop şarkısına İngilizce sözler yazmamı istedi. Şarkıyı zar zor yazdıktan sonra bir de başlık olarak "Even a Fool Learns to Love" gibi gülünç derecede berbat bir isim seçmiştim. Menajerim ise şarkıyı tabii ki reddetti. Daha sonra ise Paul Anka, bu şarkıya kendi İngilizce sözlerini yazmayı denedi, başlığına ise oldukça basit ve etkili bir şey koydu: My Way.”

Ölümsüz sanatçı David Bowie, 1999 yılında verdiği röportajda bu şarkının aslında ilk önce kendisi için düşünüldüğünü böyle anlatmıştı.

Daha sonra ise aynı menajer vasıtasıyla şarkı, 60’lı yılların müzik piyasasının genç isimlerinden olan (şimdinin ise üstadı) Paul Anka’ya ulaşır. Anka, Fransız müzisyen Claude François’nın o dönemde pek bir üne sahip olmayan bu Comme d'habitude parçasının haklarını yalnızca 1 dolara satın alır.

20 Eylül 2019


Şairane Yazarlık Yeteneğinin Doruklarında Bir Albüm

Teoman- 17

9/10




“Kötü bir herif olayım ama süper bir aşk şarkısı yazayım. Bu beni belki de gerçek anlamda sanatçı yapardı ama ben tam insanların tahmin ettiği gibi biriyim... Şimdi aşk acısı çekmiyorum ama eskiden çektim. Ne yapıyorum, alıyorum kağıdı kalemi elime o anı düşünüp şarkı yazıyorum.”


 20. yılını aşmış kariyerinin devamında çıkardığı Koyu Antoloji albümü incelememizde de değindiğimiz gibi Fazlı Teoman Yakupoğlu, her şeyin ötesinde bu topraklardan nadir çıkmış ‘gerçek’ rock yıldızlarından biri.

Bu mertebeye erişmeden önce ise attığı ilk adımlar olan Teoman (1996) ve O (1998) albümleri, onun piyasaya sansasyonel bir şekilde girebilmesini sağlamıştı: Bu kayıtlardaki Ne Ekmek Ne De Su, Papatya, Bazı Yalanlar ve Gemiler gibi birçok hit sayesinde Teo, o dönemin furyasındaki pop-rock gemisinin dümenine geçen isimlerden biri olmuştu.

16 Eylül 2019



Hikayesiyle Hüzünlendiren Özel Bir Şarkı

Damien Rice- Cheers Darlin'


Kaynak: Wannart




Yağmurlu bir Dublin akşamıydı. Durmadan yağan bu yağmurda zor da olsa yürüyerek yolumu bulmaya çalışıyordum. Daha doğru dürüst önümü bile göremeden ilerlerken, bir anda genç bir kadınla çarpıştım! Birden üstümüz başımız dağıldı. Ondan hemen defalarca özür diledim tabii. Hatta bu şanssızlığı telafi etmek için de çarpıştığımız yerin oradaki pub’da bir kadeh bir şey ısmarlamayı teklif ettim. İlk başta kabul etmese de daha sonra sadece bir tane için tamam dedi.

11 Eylül 2019



Sanatı Ölümsüzleştiren Olağanüstü Bir Albüm

Mor ve Ötesi- Dünya Yalan Söylüyor

10/10

Kaynak: Wannart



"Büyük ihtimalle 'şurası şöyle olsaydı' demeyeceğimiz bir albüm olacak. Çünkü önceki albümlerde oturmuşluk duygusunu yakalayamadığımızı hissediyorum. Bu albümde keşke dediğimiz hiçbir nokta yok!"

Grubun gitaristi Kerem Özyeğen’in 2004 yılında müzik yazarı ve müzisyen Melis Danişmend’e Radikal için verdiği röportajdan bir alıntı bu. Mor ve Ötesi’nin henüz o zamanlar bile Türk Rock müziğinin kaderini değiştiren bir albüm yapmış olduklarını içten içe hissettiğini bu cümlelerden bile anlayabiliyoruz.

20 Ağustos 2019




Daima Kalbimizde Hissedeceğimiz Eşsiz Şarkı

Linkin Park- Numb


Kaynak: Wannart





“Grup, albümlerini stüdyoya kaydetmeye girmeden sadece 1 hafta önce bu şarkı ortaya çıktı: Parça, giriş kısmındaki melodinin üzerine hızlı bir şekilde ve neredeyse hiç çaba harcanmadan yaratıldı.”

Meteora (2003) albümünün kitapçığını elinize aldığınızda, Numb hakkında yazılan şu ufak detayı okurken bu şarkının inanılmaz doğal bir eser olduğunu bir kez daha fark ediyorsunuz.

Linkin Park’ın 2000’li yılların başında tüm dünyayı etkisi altına alan ilk 2 albümü ve hatta anlamsızca çok eleştirilmiş 3. albümü, başarılarının sırrını bu doğallığın yarattığı hissiyata borçluydu. Onları dinleyen çoğu müziksever, şarkı sözlerinde ve grubun iki vokalistinin performanslarındaki o doğal duygusallığı hissedebiliyordu. Bu duygu yoğunluğunun yanında grup, teknolojiyle içli dışlı 6 kişi olmalarının da getirisiyle teknik altyapıların da üst düzey olduğu işler çıkarınca o dönem için adeta modern ikonlar olmuşlardı.

19 Haziran 2019






Caz Tarihinin En Fazla Satan Kusursuz Eseri

Miles Davis- Kind of Blue

10/10




“Benim geleceğim her sabah uyandığımda başlıyor. Her gün hayatımla ilgili yaratıcı bir şeyler buluyorum.”


Caz müziğin yaratıcılığının sınırlarını adeta kendi elleriyle çizmiş bir müzisyen olan Miles Davis, bu nedenle de gelmiş geçmiş en değerli sanatçılardan biri. Duygu yüklü trompeti ve unutulmayan besteleriyle caz denildiğinde akıllara gelen ilk isimlerden olan Davis, Birth of the Cool (1957), Sketches of Spain (1960), Bitches Brew (1969) ve In a Silent Way (1969) gibi birçok ölümsüz caz eseri yarattı.




Naif Sesiyle Huzur Veren Bir Albüm

Deniz Tekin- Kozakuluçka

7.5/10

Kaynak: Wannart




“Ben de şaşkınım. Liseye başladığımdan beri Soundcloud’a kayıtlar atıyorum (bkz. Daphead). Bir gün Sofar’dan Eda Abla (Eda Demir, Sofar Sounds İstanbul direktörü) Facebook’tan mesaj atıp bir ev konserinde çalmam için beni İstanbul’a davet etti. Annem ve babamla atlayıp geldik. O gece Cihangir’de bir konsere katıldım, gece Antep’e döndüm. Ertesi gün üniversite sınavına girdim... O konserden sonra bir kitle oluşmaya başladı. Bir grup kurduk, konserler verdik. Sonra da albüm teklifi geldi...”


Hürriyet’e verdiği röportajda müzik kariyerinin başlangıcını bu sözlerle ifade etmiş olan 97’ doğumlu Deniz Tekin, kısa zamanda ülkemizin en yetenekli gençlerinden biri haline geldi. Kendine özgü naiflikte bir sese sahip şarkıcı, tarz olarak şimdiden birçok farklı türde iş üretse de daha çok Batı’daki singer-songwriter anlayışına yakın bir çizgide duruyor. Bu farklı türlere ise birçok örnek verebiliriz: Can Ozan’la Transatlantik ve Yeniden Doğarsa gibi tatlı indie-pop iş birlikleri, Ben E. King klasiği Stand by Me ve Stromae'nin Fransızca güzelliği Papaoutai gibi birçok dilde cover çalışmaları bulunuyor (fazlası için bkz. Daphead).