Enerjisiyle Ruhumuzu Dirilten Bir Albüm
Mor ve Ötesi- Masumiyetin Ziyan Olmaz
8/10
Mor ve Ötesi, bu topraklardan çıkan en büyük müzik topluluklarından biri. Her ne kadar
çok fark edilmese de 1995 yılında kurulan bu grup, tam 20 yılı aşkın bir
süredir hayatımızda! Asıl başarı ise bu süreçte grubun müzik piyasasındaki
istikarı: Bu dörtlü, birçok jenerasyonu derinden etkileyecek kadar uzun süredir
kaliteli müzik üretiyor. İlk kayıtları olan Şehir (1996) albümünden itibaren
durmadan üzerine koyan grup, 2004 yılında ise Türkçe sözlü Rock müziğin
başyapıtlarından Dünya Yalan Söylüyor’u yayımladı. Ardından, yıllarca
başarılarını devam ettirdi. Deli ile 7. olduğu 2008’deki Eurovision şovundan
sonra ise grup, aynı yıl çıkan Başıbozuk derlemesinin ardından ilk stüdyo
albümü olan Masumiyetin Ziyan Olmaz’ı 2010 yılında piyasaya sürdü.

Albüm, şarkıların
besteleri olsun düzenlemeleri olsun acayip derecede özenle kaydedilmiş bir
eser. Bunu kaydı dinlediğiniz her saniye fark edebiliyorsunuz. Her zamanki gibi
efsane müzik adamı Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğündeki grup, ayrıca mix ve
mastering gibi ince işleri de Londra ve Los Angeles gibi müziğin beşiği olan
yerlerde kaydetmiş. Her şeyin ötesinde, grubun şarkı yazarlığı ise formundan
hiçbir ilham kaybetmemiş: Özellikle Kerem Özyeğen’in gitar riff’lerinin alıp
götürdüğü birçok parça var. Ayrıca Kerem Kabadayı’nın da davul atakları da
albümün genelindeki yüksek enerjiye paralel olarak şarkıları ayrı bir
zenginleştiriyor.

Albümdeki şarkı sözleri ise her
zamanki Mor ve Ötesi güzellikleri gibi: Doğrudan da olsa dolaylı da olsa
içlerinde her zaman gizlenmiş bir mesaj var. Ancak bu kayıtta, siyasi anlamda hedefini
12’den vuran birçok eser dikkat çekiyor: Festus, isminden de anlaşıldığı üzere
şurada hatırlayacağımız “talihsiz” bir Nijeryalı olan Festus Okey’in
öldürülmesini anlatıyor. Şarkı, “Kim miyim? Emniyette bir zenci. Yaşar mıyım?
Şansım yüzde elli.” gibi sözlerle ve “Beyoğlu artık güvenli. Lacivert ordu beni
de yendi. Sordum onları ne gerdi? Farklı olanlar onların derdi.” nakaratıyla
dinleyiciyi avucunun içine alıyor. Grubun vokali Harun Tekin ise şu
röportajında olayı sadece Festus’a indirgemeyip tümevarılması gerektiğini
söylüyor.

Sözleriyle vuran başka bir parça
Nakba ise anlamı bilindiğinde çok daha etkileyici: Türkçe’ye Talihsizlik Günü olarak çevrilen bu gün İsrail’in bayramını ve Filistin’in felaketini konu
alıyor. Burada inceleyebileceğiniz Nakba terimi, grubun “Kutlayanım var
ağlayanım da. Bak sana bayram bana bomba.” gibi sözleriyle aklınızdan
çıkmayacak bir kelime oluyor. Albümün akıllara kazınan başka bir parçası olan
Sor, özellikle harika gitarlarıyla ve sonlara doğru olan evrimiyle bu albümün
Dünya Yalan Söylüyor’daki işlere en çok benzeyen eserlerinden biri. Ünlü aktris
Janset’li klibiyle de ince çalışılmış bir eser bu. Ayrıca bu klip ve albümün
başka bir güzelliği olan Araf’ın videosu arasındaki bağlantı da ayrı bir detay.
Bu şarkı ise daha ilk saniyesinden itibaren kendini sevdiren MvÖ hitlerinden
biri.

Albümün hitleri ise sadece bu
kadar değil: Grubun en underrated işlerinden olan Camgezer, zaman içinde
dinleyicinin de kalbinde büyüyen bir eser. Şuradaki Ekşi entry’sinde ifade
edildiği gibi arılarla bir şekilde bağlantısı olan parça, temposuyla da adeta
akıp gidiyor. Tekin’in vokalleri ise iniş-çıkışlarıyla parçayı gerçekten bir
üst seviyeye taşıyor. Aynı zamanda bu derecede etkili vokal performansı,
albümün açılışını yapan Korkma’nın nakaratında ve albüme ismini veren 2012’de
de hissedilebilliyor.
Masumiyetin Ziyan Olmaz, içerdiği
şarkılar kadar, kapağı ve ismiyle de şu röportajda da değinildiği üzere birbirinden
derin ifadeler taşıyor. İsim hakkında Tekin, “Dinleyen herkes için farklı
şeyler ifade edebilir. Kimi kaybettiği masumiyetini boşuna kaybetmediği için
sevinebilir, kimi masumiyet kaybolmayan bir şeydir diye düşünebilir.” sözlerini
dile getiriyor. Kapağındaki soğanı da Kabadayı şöyle ifade ediyor: “Hem
zenginin hem yoksulun mutfağına girmesiyle ünlü. Gerçi son dönemde en fazla zam
alan sebze olmuş ama yine de soğan candır diyerek kapağa koyduk.”. Sonuç olarak
ise bu kayıt, her saniyesi buram buram emek ve özen kokan, enerjisiyle de
ruhumuzu dirilten muazzam bir albüm. Dinleyin, hatırlayın!